Follow by Email

Pazar, Şubat 05, 2012

Modern Yozlar

            Taşlar tek tek yerlerine oturuyor. İnsanlar değişen zamana ayak uyduruyor ve değişiyorlar. Akıntıya kapılıp yok olmamak için adeta su üstünde birer kaya parçası oluyorlar. Adetler, gelenekler, terbiyeler, ahlak değerleri tek tek unutuluyor. Değişiyor ve benliklerimizden sıyrılıyoruz. Bizliğimize kavuştuğumuzu sanıp benliğimizi yitiriyoruz. Kendimizi bulduğumuzu düşünüp yavaşça yok oluyoruz sadece. Modern hayat, medeniyet, refah, zenginlik ve daha nice canavarlar kendi evrenlerine bizleri taşımakta çok yol kat ettiler ve daha da hızlı devam ediyorlar. Bizler kendimiz için yaşamaya başladığımızı düşündüğümüz yerde farkında olaraktan başkaları için yaşamaya en büyük adımı atmış oluyoruz. Düzen denen yaratığın yanlış anlaşılmış limanında, belki de farkında olarak, medeniyet ahtapotunun kollarına hızla kürek çekiyoruz. Artık bunları konuşanlar bile gözümüzde birer yobaz oldu her birimizin. Ne zaman bize değişimi yanlış anladığımızı haykıran biri çıksa karşımıza, seni yobaz dedik ve susturduk her birini. Ama biz asıl yozlaşmayı göremedik asla. Değerlerimizi birer birer nasıl kaybettiğimizi anlamadık bile. Bildiğimiz tek şey biz de birer modern avrupalıydık artık. Ama bu sırada bizden herşeyimizi satın aldılar. Özgürleşeceğiz diye diye kafayı yedik. Artık dayatmalar olmadan rahatça hareket edebilecektik. Kadınlarımız yarı çıplak bir şekilde sokakta hürce gezebileceklerdi. Bize bunun gayet modern, çağdaş ve normal birşey olduğu işlendi her saniye. Biz bunları öğrenirken bir yandan da geçmişimiz en yalan haliyle kazındı zihinlerimize. Kadınlarımızı ezdiğimiz, onları ikinci sınıf gördüğümüz, kara bir çarşafa bürüdüğümüz anlatıldı durdu hep ve içimizden sürekli geçmişimize sövdük durduk bizler de. Ama artık kadınlarımız özgürdü sonuçta, vücutlarını kocalarından başka erkeklere de sergileyebiliyorlardı, bundan daha özgür ne olabilirdi ki. 
            Ne yazık ki hepimiz bu yalanlara canı gönülden inandık. Ve ne zaman gerçek yüzümüze çarpılsa biz sadece modern bahaneler üretip gözümüzü yumduk. Ama artık korkularım çoğaldı. Bir gün gelecek ve çocuklar annelerini görücüye çıkartacaklar diye korkuyorum. Artık sözün değil nefesin bittiği yerdeyim. Halimize acımak istemiyorum, bizi bu halden kurtarmak istiyorum. Ama bu ülke Modern Yozların elinde oldukça benim önüm hep engel dolu olacak. Belki de Kaos en güzel çözüm olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder