Follow by Email

Cuma, Aralık 27, 2013

Gecenin verdiği ağır parfüm reveansında utangaçlığına sarıldım
Kadınlığın karşıladı kapıda turuncu sonbaharımı
Soğukta sırılsıklam dudaklarınla ısındım
Bir kasım hikayesi sardı toprağımı

Cumartesi, Aralık 07, 2013

Hoşgeldin Kadın

Erken sabahların mevsiminde sana yetişmeye çalışmanın yağmuru yağıyor şehrime
Islanma, sen erirsen kollarım sarar seni yasaklı bir evrende
Ve sinende saçların teninin ateşini yakar soğuk sabahlara çıkan çıkmazlarda
Yüksek kavuşmalar vardı sen yokken sana yazılanlarda
Gelişine yakın değişti mevsim, gelişine yakın döndü son seferinden tren
Gözlerinde iki dirhem acı kalmıştı, iki dirhem bir ben vardım karanda
Kızma çocuğa yanıyor o senin ellerinde, bir dünya çarpıyor diğerine ellerinle
Bir çocuk yatar pamukta bir de ciğer pare
Pamuk da saçlarıyla örüldü güzel kadının, hafif çekingen
Bulutun üşüdüğü geceyi güneş sarmaya gelir tüm bedeniyle
Ağlarsa bulut, güneş aşkın düşer içine
Sen saçlarını ört yine sinene, ben yanarım gözlerinin içinde, ben yanarım yine avuçlarının içinde
Düşen çoktur şehvetine, düşen çoktur hasretine
Tut bu sefer düşen küçük bir çocuk gözbebeklerine.