Follow by Email

Cuma, Haziran 01, 2012

Ruhunu benimle harca..

Kimsesiz bir çocukta görmüştüm gözlerini, ve el örmesi bir danteldi sıfatın. Bir kazaya kurban gitmiştik oysa ki. Yine de ölüm tek tarafını süpürmüştü kalplerin. Ya da bir yalnızlık durağıydı en ucrada beni bekleyen. Ve mantığa giden son seferi seninle kaçırmıştım. Bir adam yerinde değildi artık ve faili demirin derideki o soğuk hissiydi. Demirse dudaklarında bilenmişti sanki. Sen ahlaksız kadın, cinayeti bir dost ilişkisine çevirmiştin. Yapraklar ayaklarının altında ezilmekten adeta zevk alırdı şu sonbahar gününde. Oysa sen sonbaharı öldürdün. Bir kitabın ikinci sayfasındaki kadın, kandırılmış bir ezan çiçeği, ve taburedeki o adam. Hepsi o kutsal anda, o kutsal zamanda, bir iç meseleyi açıklığa kavuşturmak için aşk denen o oyuna gelirken, sen hala bir batıla bel bağlamıştın. Oysa güneş bile severdi aşıkları, ama sen bir çocuğu ağlattın. Sözde tek tarafta biterdi bu iş. Ta ki bir dünya yıkılıp yenisi kurulmaz olana dek. Ve sen kadın ! Aşkı hor görüp, ruhunu harcadın.